Mücahit Özden Hun

En son

Sınırlardan Ortaklığa: Güney Kafkasya'nın Üçüncü TRANSKAFKASYA Arayışı ve Bölgesel Bütünleşme

Sınırlardan Ortaklığa: Güney Kafkasya'nın Üçüncü TRANSKAFKASYA Arayışı ve Bölgesel Bütünleşme

Değerli Okuyucular, Güney Kafkasya, dünya haritasında küçük bir coğrafyadır. Fakat haritaya biraz daha geniş açıdan bakıldığında, bu küçük bölgenin dünyanın en önemli geçiş alanlarından birinde bulunduğu hemen görülür. Doğusunda Hazar Denizi ve Orta Asya, batısında Anadolu ve Karadeniz, kuzeyinde Rusya, güneyinde İran vardır. Asya ile Avrupa arasında uzanan kara ve

Mücahit Özden Hun
Baharlı Mahallesi Aile Şecereleri ve Resimler: (DÖRDÜNCÜ BÖLÜM)

Baharlı Mahallesi Aile Şecereleri ve Resimler: (DÖRDÜNCÜ BÖLÜM)

Değerli okuyucular, Bu bölümde sizlere yalnızca birtakım aile şecereleri ve eski fotoğraflar sunmayacağım. Aslında bu sayfalarda, Baharlı Mahallesi’nin insan hafızasını, aile bağlarını ve kuşaktan kuşağa taşınan ortak geçmişini bir araya getirmeye çalışacağım. Çünkü bir mahallenin tarihi yalnızca sokaklarından, evlerinden ve resmî kayıtlardan ibaret değildir. Asıl tarih, o sokaklarda büyüyen

Mücahit Özden Hun
Bir Zamanlar Baharlı Mahallesi (ÜÇÜNCÜ BÖLÜM)

Bir Zamanlar Baharlı Mahallesi (ÜÇÜNCÜ BÖLÜM)

IĞDIR BELEDİYE MECLİSİNE ÇAĞRIMDIR: BAHARLI MAHALLESİ, İSMİNİ VE ONURUNU GERİ İSTİYOR Ben Baharlı Mahallesi’nde doğdum. Bu yazıyı yalnızca eski bir mahalle adını hatırlatmak için yazmıyorum. Gençleri işkence görmüş, aileleri korku içinde yaşamış, ardından tarihî adı değiştirilmiş bir mahallenin geçmişini ve bugün dile getirdiğim itirazı anlatmak için yazıyorum. Bugün belediyenin

Mücahit Özden Hun
Bir Zamanlar Baharlı Mahallesi ve Terekemeler (Birinci Bölüm)

Bir Zamanlar Baharlı Mahallesi ve Terekemeler (Birinci Bölüm)

BİR MAHALLENİN HAFIZASI: MECİT TAŞAN’IN BAHARLI MAHALLESİ Bazı yerler yalnızca sokaklardan, evlerden ve bahçelerden oluşmaz. İnsanlarıyla yaşar; sesleriyle, düğünleriyle, acılarıyla, lakaplarıyla, komşuluklarıyla ve ardında bıraktığı hatıralarla bir kimlik kazanır. Baharlı Mahallesi de Iğdır’ın böyle yerlerinden biridir. Bugün eski evlerin birçoğu yok. O evlerin avlularında oynayan çocukların kimi başka

Mücahit Özden Hun
PETER LERCH: Kurmançça ve Zazacanın Latin Harfleriyle Kaydı

PETER LERCH: Kurmançça ve Zazacanın Latin Harfleriyle Kaydı

Değerli Okuyucular, 1787 yılında Roma’da bir kitap yayımlandı: Maurizio Garzoni’nin Kürt Dilinin Grameri ve Sözlüğü. Garzoni, Kurmançça kelimeleri Latin harfleriyle gösteriyor, dilin kurallarını açıklıyor ve onu öğrenmek isteyenlere bir kaynak sunuyordu. Bu eser, Kurmanççanın Latin harfleriyle sistemli biçimde kaydedilmesinin erken ve önemli örneklerinden biriydi. Burada Kürtçenin yazılı tarihinin

Mücahit Özden Hun
Terekemler ve Iğdır'ın Renkli Bir Siması: ALİ EŞREF BAŞARAN

Terekemler ve Iğdır'ın Renkli Bir Siması: ALİ EŞREF BAŞARAN

Değerli Okuyucular, Bir şehrin tarihi yalnızca resmî kayıtlarda, eski gazetelerde, seçim tutanaklarında ve sararmış fotoğraflarda yaşamaz. Şehirlerin asıl hafızası, sokaklarında iz bırakan insanların hikâyelerinde saklıdır. Bazı insanlar yaşadıkları dönemin yalnızca tanığı olur. Bazıları ise dönemin akışına karışır, çevresindeki insanları etkiler ve yaşadığı şehrin karakterinin oluşmasına katkıda bulunur. Ali Eşref Başaran,

Mücahit Özden Hun
Karxın’dan Ankara’ya Uzanan Bir Iğdır Başarı Hikâyesi: Prof. Dr. Hakan Alpay Karasu

Karxın’dan Ankara’ya Uzanan Bir Iğdır Başarı Hikâyesi: Prof. Dr. Hakan Alpay Karasu

Değerli Okuyucular, İnsan bazen uzun yıllar aynı şehirde yaşar, aynı çevrelerde bulunur; buna rağmen yanı başındaki değerli bir hemşehrisini tanımak için bir tesadüfü beklemek zorunda kalır. Prof. Dr. Hakan Alpay Karasu’yla tanışmam da böyle oldu. Onu ilk gördüğümde, karşımdaki kişinin başarılı bir diş hekimi, bilim insanı ve üniversite yöneticisi

Mücahit Özden Hun
İradenin Zaferi Gökyüzünde: YUSUF AKGÜN

İradenin Zaferi Gökyüzünde: YUSUF AKGÜN

Değerli Okuyucular, Bir zamanlar sınıftaki sınav kâğıdını ağzında tuttuğu kalemle dolduran Iğdırlı Yusuf Akgün, bugün aynı kalemle Türkiye’nin millî muharip uçağı KAAN’ı çiziyor. Çocuk yuvalarından dünya spor sahnelerine, resim atölyelerinden TUSAŞ hangarlarına uzanan bu yol, yalnızca bir başarı hikâyesi değil; insanın kendi kaderine karşı verdiği büyük mücadelenin adıdır.

Mücahit Özden Hun
Amerikalı General Harbord ve Sürmeli Ovasının Sessizliği (1919)

Amerikalı General Harbord ve Sürmeli Ovasının Sessizliği (1919)

1919 yılı, yalnız Osmanlı Devleti’nin yenilgisinin değil, Doğu Anadolu ve Kafkasya’da sınırların, hafızaların ve komşulukların parçalandığı bir yıldı. Savaş bitmiş görünüyordu; fakat savaşın geride bıraktığı öfke, açlık, göç, intikam ve güvensizlik henüz bitmemişti. Paris Barış Konferansı’nın salonlarında çizilmeye çalışılan haritalar, sahadaki insan gerçeğini anlamakta zorlanıyordu. Ermenistan meselesi,

Mücahit Özden Hun
Teknoloji ve İnsan: Korku, Kibir ve Etik Sınır

Teknoloji ve İnsan: Korku, Kibir ve Etik Sınır

İnsanlık tarihi yalnızca savaşların, devletlerin, dinlerin ve medeniyetlerin tarihi değildir. Aynı zamanda insanın kendi yaptığı araçlar karşısında duyduğu hayranlığın, korkunun ve sonunda kurduğu yeni dengenin tarihidir. Taş baltadan matbaaya, buharlı makineden trene, telgraftan internete, yapay zekâdan robotlara kadar her büyük icat, insanın dünyayla kurduğu ilişkiyi değiştirmiştir. Fakat her büyük değişimin

Mücahit Özden Hun

Gêloî Aşireti: Karahacılı–Kolikent Barışı

9 Nisan 2025 tarihinde Adetli Köyü merasında meydana gelen talihsiz olay sonrası ortaya çıkan husumet, 11 Şubat 2026 günü Karahacılı köyünde yapılan barış toplantısıyla sona erdirildi. Kolikent ve Karahacılı köyleri arasında oluşan kırgınlık ve gerginlik, tarafların sağduyusu ve aşiretin büyüklerinin gayretiyle barışla sonuçlandı. Yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen toplantı hem aşiret

Mücahit Özden Hun
CHP, Kürt Sorunu ve Yeni Yüzyılda Sosyal Demokrasi Arayışı

CHP, Kürt Sorunu ve Yeni Yüzyılda Sosyal Demokrasi Arayışı

Değerli Okuyucular, Bazı meseleler vardır; onları yalnızca güvenlik raporlarıyla, seçim hesaplarıyla ya da bürokratik kavramlarla anlayamazsınız. Çünkü onlar aynı zamanda bir hafıza, bir kırgınlık, bir aidiyet ve birlikte yaşama krizidir. Türkiye’de Kürt meselesi tam da böyle bir meseledir. Türkiye uzun yıllar boyunca Kürt sorununu yalnızca devletin diliyle anlamaya çalıştı.

Mücahit Özden Hun
İhvân-ı Safâ’dan İran Savaşına: Sanık Sandalyesindeki İnsan

İhvân-ı Safâ’dan İran Savaşına: Sanık Sandalyesindeki İnsan

Değerli Okuyucular, Bugün biri çıkıp da “İslam düşünce tarihinde, hayvanların insanları mahkemeye verdiği bir felsefe metni vardır” dese, birçok kişi buna şaşırır. Oysa bundan yaklaşık bin yıl önce, İhvân-ı Safâ adıyla bilinen gizemli bir düşünce topluluğu, tam da bunu yaptı. “İhvân-ı Safâ” ifadesi, kelime anlamıyla “Saflık Kardeşleri” ya da “Arınmış

Mücahit Özden Hun
Üçüncü Dünya Savaşı Neden Başlamadı?

Üçüncü Dünya Savaşı Neden Başlamadı?

Değerli Okuyucular, 24 Şubat 2022 sabahı Rus tankları Ukrayna sınırını geçtiğinde dünya bir an için nefesini tuttu. Avrupa’da uzun yıllardan sonra yeniden büyük bir savaş başlamıştı. Televizyon ekranlarında patlayan füzeler, yanan şehirler ve kilometrelerce uzayan mülteci konvoyları görülüyordu. O günlerde uluslararası yorumcuların çoğu aynı soruyu soruyordu: “Üçüncü Dünya Savaşı

Mücahit Özden Hun