Mücahit Özden Hun
Iğdır Sevdası – Cilt 1 (1. Baskı) Paylaş

Iğdır Sevdası – Cilt 1 (1. Baskı)

Cumhuriyet'in onuncu yıl kutlamalarının yapıldığı 1933 yılında açılan roman, Iğdır'ın 1933-1939 arasındaki yeniden imar ve toparlanma yıllarını anlatır. Savaşlar ve sürgünlerle yoğrulmuş bir kuşağın, acılarına rağmen hayatlarını yeniden kurmaya çalışışı, genç cumhuriyetin umut dolu havasıyla iç içe verilir. Kaf Dağı'nın eteğindeki şehrin hikâyesi, ayrılık ve çatışmadan geçmiş insanların ortak kimlik ve dayanışma arayışı üzerinden örülür. Üç ciltlik nehir romanın bu ilk cildi, bölgenin Serhat ve Kafkasya tarihine yaslanan geniş bir anlatının başlangıcını oluşturur.

1. baskı: Başak Yayınları, Mart 2002 (Iğdır Şehri Romanı, I-II-III).

Karxın’dan Ankara’ya Uzanan Bir Iğdır Başarı Hikâyesi: Prof. Dr. Hakan Alpay Karasu

Karxın’dan Ankara’ya Uzanan Bir Iğdır Başarı Hikâyesi: Prof. Dr. Hakan Alpay Karasu

Değerli Okuyucular, İnsan bazen uzun yıllar aynı şehirde yaşar, aynı çevrelerde bulunur; buna rağmen yanı başındaki değerli bir hemşehrisini tanımak için bir tesadüfü beklemek zorunda kalır. Prof. Dr. Hakan Alpay Karasu’yla tanışmam da böyle oldu. Onu ilk gördüğümde, karşımdaki kişinin başarılı bir diş hekimi, bilim insanı ve üniversite yöneticisi

Mücahit Özden Hun
İradenin Zaferi Gökyüzünde: YUSUF AKGÜN

İradenin Zaferi Gökyüzünde: YUSUF AKGÜN

Değerli Okuyucular, Bir zamanlar sınıftaki sınav kâğıdını ağzında tuttuğu kalemle dolduran Iğdırlı Yusuf Akgün, bugün aynı kalemle Türkiye’nin millî muharip uçağı KAAN’ı çiziyor. Çocuk yuvalarından dünya spor sahnelerine, resim atölyelerinden TUSAŞ hangarlarına uzanan bu yol, yalnızca bir başarı hikâyesi değil; insanın kendi kaderine karşı verdiği büyük mücadelenin adıdır.

Mücahit Özden Hun
Amerikalı General Harbord ve Sürmeli Ovasının Sessizliği (1919)

Amerikalı General Harbord ve Sürmeli Ovasının Sessizliği (1919)

1919 yılı, yalnız Osmanlı Devleti’nin yenilgisinin değil, Doğu Anadolu ve Kafkasya’da sınırların, hafızaların ve komşulukların parçalandığı bir yıldı. Savaş bitmiş görünüyordu; fakat savaşın geride bıraktığı öfke, açlık, göç, intikam ve güvensizlik henüz bitmemişti. Paris Barış Konferansı’nın salonlarında çizilmeye çalışılan haritalar, sahadaki insan gerçeğini anlamakta zorlanıyordu. Ermenistan meselesi,

Mücahit Özden Hun